ONUN ADI "PAS" DI...

Aylardan kasım. Yine hüzünlü, buruk sarı yapraklar kâh uçuşuyor, kâh öbek, öbek olmuş bir yerlerde çürümekde.
Bense, o mutad kahvemi bile içemeyecek kadar kendimi meyus ve bitkin hissediyorum. Nedense bilmem bu hep böyledir. Başkalarını nisan, mayıs gibi bahar nevrozu tutarken ben de kasım ayında hüzün olurum.
Aslında hüzün de bir yaşam biçimidir birilerine..
Bilenler bilir "19 Mayıs şehri Samsun "da yaşarım doğduğum gün "19 Mayıs 1950" den bu yana.
Lakin artık şehrin rengi gibi sıfatı da değişmiştir bence. Bütün kaleleri fetih edilmiştir insancıklar tarafından. Kentin insanı da değişmiştir. Etraf paranın kazandığı, insanlarla doludur çoğunlukta.
Bir tek yürekler kalmıştır özgür. En güzel caddeleri, kasaba görüntüsüne kavuşmuş, canım bahçeli evleri yıkılmış devasa gökdelencikler yapılmıştır.
Lise yıllarım da şööööyle bir tur attığımız mecidiye caddesi de elden çıkmıştır görüntüsü ve kapkara insanları ile.. Bu bir olgu mu acaba her yerde mi insanlar bu kadar yoz ve kaba oldular?
Zaman mı değişiyor insanlar mı?
Lakin vakit aynı vakittir..
Değişen sadece insandır..
Bu sürece uysan ,bir türlü.. Uymasan, iki türlüdür. Uysan, kendine olan saygını yitirir, sevmezsin kendini. uymazsan bu kez sizi hem saymaz hem de sevmezler toplum dışı, başka bir deyişle de marjinal koyarlar adınızı.
offf! bin kunduz.. Çıkamıyorum ben bu fasit çemberden. Bugün arife yarın bayramdır barışma sevinme gülme günüdür, yarın tabii gülebilenlere.
Kulağım radyoda devletin radyosunda kurban bayramı için sloganlar ve zikirler yapılıyor.
Oysa Allah " din de zorlama yoktur "demiş. Fatih Sultan Mehmet bile İstanbul'u aldığı zaman din ve fikir hürriyeti tanımıştı. Bizim TRT genel müdürü de köşkte ki bayramlaşma da (first lady) nin elini sıkmamıştı. Acaba niye yoksa heyecandan elleri mi terlemişti.
Oysa bir insanın elini sıkmak ve tam da gözlerinin içine bakmak en gerçek ve doğru olanıdır.
Yarın bayram merak ediyorum kaç kişi olması gereken gibi ibadetini yerine getirecek. Kaç kişi çok can acıtmadan, yakmadan bu işi layık-i veçhile yapacak? Ve kaç kişi de güç gösterisi yapıp matador misali zavallı hayvanları öldürüp Vikingler gibi naralar atarak bastırılmış duygularının mastürbasyonunu gerçekleştirecek? Eski yıllarda insanlar ağaç keseceği zaman en yaşlı ve kuru ağacı seçerler. Sonra baltayı bir çuvala sarıp ağacı öyle keserlermiş. Diğer ağaçlar baltayı görüp de üzülmesinler diye. Eziyet edenler Bilsinler ki yaptıkları eziyet Allah katında cezasız kalmayacak.
Hayvanların da tıpkı insanlar gibi hakları vardır.Kuş beyinli insanlar desem kuşlara ayıp olacak.Konu Müslümanlık olunca mangal da kül bırakmazlar,ama bir kez de kur’an açıp hayvan hakkı neymiş,yüce yaratan ne buyurmuş okumazlar..Aziz Nesin yüzdeyi az tutmuş Türk halkının yüzde kaçı akıllı acaba? Zaten aklımız olsaydı bugün buyruk alan bir ülke haline gelmezdik.
Önce para alanlar, buyruk karşısın da baş eğmeye mahkûmdurlar.
Neyse her şeye rağmen, yarın bayram, bu kadar pesimistlik yeter.
Ben bugün size “pas” dan söz etmek istiyorum.
Samsun’un matasyon semtinde yaşamaktayım veya başka bir deyişle Atakum ilçesinde.
Yıllardır gözlediğim bir hurdacı var. Bir türlü arabasının tekerlerini dörtleyemeyen, üç tekerlekli bir eski araba, bir yaşlı hurdacı. Adam yıllardır hurda toplar, üçtekerli arabasını da iter durur. Peşinde de cılız hurdacı gibi, yaşlı bir köpek sarı ile boz arası tam da pas rengi bir köpek. Hurdacının haberi yok ama olsun, ben Pas diyorum köpeğe yaptıkları işe uygun.
Pas zayıf bir hayvan, muhtemel iyi beslenemiyor zaten hurdacı da bitkin ve cılız kendinden arta kalanı ona veriyor olmalı.
Benim otomobilin dört tekeri iyi de çekeri var.Modeli de fena sayılmaz hani, yeni ve güzel kısaca hurdacının arabasına bin basar yani..Üstelik de Pas ile aynı renk de.
Geçen hafta gene gördüm onları trio halin de gidiyorlar araba, Arabacı ve Pas..
Ben eski Türk filmlerin de gibi frene bastım acı bir ses…Belgin Doruk gibi süzülerek indim benim arabadan .Şööööyleeee bir havalı, havalı..bütün derdim Pas’a hava atmak. Seslendim durdu yavaşça döndü ardına baktı. Bagajı açtım bir kap mama doldurdum önüne döktüm. Kokladı kafasını kaldırdı çapaklı gözleri ile beni süzdü derinden..
Pas, dedim” merhaba” bir daha baktı pas vermedi arkasını döndü. Peşinden seğirttim elimi uzattım “benden sana zarar gelmez korkma “ dedim. Bu kez hurdacı arkasını döndü.”Abla, o bilmez öyle yemek yemez, verme “ dedi. Israr ettim.“Ama bütün köpekler hatta kediler bile yiyor bunu” dedim.
Adam, döndü yanıma geldi. Sohbete başladık ayaküstü onu bir çöplükte ölmek üzere iken bulduğunu yıllardır ona baktığını kendinden kalan rızkını onunla paylaştığını kuru ekmeği bile nasıl iştahla yediğini anlattı. Pas da kulakları dikti kuyruğunu sallamaya nihayet bana pas vermeye başladı. Kafasını okşadım gözlerinin çapaklarını sildim. Ve bir parça yemeği zorla ağzına soktum. Tadını aldı başladı yemeye iştahla bir iki kap derken, iyice doyurduk Pas’ı.
Pas sonun da pes etmişti.. Dost olmuştuk hemen. Hayvanlar böyledir size güvenirse sonuna kadar güvenir. Ve de asla Brütüs olmazlar hançerlemezler, korkmadan onlara sırtınızı dönebilirsiniz
Hurdacının yanımızdan uzaklaşmasını fırsat bilerek Pas’ı tavlamak için kulağına bir dolu şey söyledim benimle eve gelirse ona alâ kemikler vereceğimi, bahçedeki diğer köpeklerle güzel bir yaşam vaat ettim. Hurdacı epeyce uzaklaşmıştı bütün söylediklerimi dinledi bana göz kırptığını hissettim beni ( ti) ye almıştı. Arkasını döndü hurdacının peşinden koşmaya başladı.
Bir daha seslendim.
---- Pas..
Döndü bir kez daha bana baktı. Koşmaya başladı. Pas ne bana, ne arabama ne de yemeğe pas vermişti. O tercihini üçtekerli tahta arabadan ve hurdacıdan yana kullanmıştı. Kısaca Pas, dünya malına pas vermezdi.
Çünkü Pas bir köpekti. Çünkü Pas vefaydı. Çünkü dosttu arkadaştı.
Pas insan değildi. Pas onurluydu ve gururluydu.
Bu yazımı bu anlamsız dünyadan gelip, geçerken bir lokma ekmek ve bir hırka için el, etek öpenlere, eğilip bükülenlere hatta eğilmekten, ortopedik arazlara maruz kalan tüm insanlara ithaf ediyorum.
Bükülmeyenler dostum kalsın hep.
Gül Turan
26 Kasım 2009-Samsun
p.s: Bir bilmecem var size dostlar;
1-“Bir insanla göz göze gelebilmek için insan olabilmek gerekir”
Diyor ünlü filozof Jerzy Lec
2-“Hayvan olmak için mükemmel olmak gerekir”
Diyor ..Frederic Nietzsche
