HUKUK - İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu STK ilişkileri hk. Sempozyum Konuşması

E-posta PDF
Sevgili Arkadaşlar,

Arkadaşımız Hülya Alpgiray'ın yolladığı www.dernekler.gov.tr sitesine girdim. Burada bir sempozyumda İçişleri Bakanı Abdulkadir AKSU tarafından DERNEKLERİN uygar dünya için vazgeçilmez önemi anlatılmaktadır.

Hatta AKSU "Başta Avrupa Birliği olmak üzere çağdaş dünya ile bütünleşmiş güçlü bir sivil toplum oluşumuna katkıda bulunmak en önemli hedeflerimizden biridir. Ülkemizde sivil inisiyatiflerin etkinlik kazanması için, üçüncü sektör dediğimiz sivil toplum örgütlerinin ve hükümet dışı kuruluşların teşvik edilmesini önemsemekteyiz." demektedir.

Ayrıca "Şimdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve tüm toplum, üçüncü sektör de dediğimiz gönüllü kuruluşlarla el ele, toplumsal meselelerine sahip çıkma şansını yakalamıştır. Artık, devlet, dernekleri, takip ve taciz edilmesi gereken değil, teşvik edilmesi, desteklenmesi ve güvenilmesi gereken üniteler olarak görmektedir. Bu değişim, tam bir zihniyet reformudur, toplumla kucaklaşma projesinin yeni bir etabıdır ." sözleri ile sivil toplum kuruluşlarına yani BİZLERE verilen önemi vurgulamıştır.

Lütfen bakanın bu konuşmasını print edip resmi dairelere, belediyelere giderken veya bir yazı yazarken mutlaka ilave edin ve gösterin.

Özellikle gönüllülere zorluk çıkartan belediye mensuplarına bunu gösterin veya bir üst yazı ile yollayın. Sorun devam ederse bizzat bakana yazı yazın SÖZLERİNİZİN ARKASINDA DURMANIZI istiyoruz diyin.


Selam ve sevgiler nesrin/adana/dohayko
İçişleri Bakanı Sayın Abdulkadir AKSU’nun “Türk Sivil Toplum Kuruluşları ve Avrupa Birliği Reform Süreci Uluslararası Sempozyumu”nda Yapmış Oldukları Konuşma Metni...

Değerli bilim adamları,
Sivil toplum kuruluşlarının çok değerli temsilcileri,
Kıymetli misafirler,
Ulusal ve uluslararası basının seçkin temsilcileri,

Değerli Misafirler,
Demokratik bir sistem kurabilmek için toplumun değişik kesimlerinin örgütlenmesi bir zorunluluktur. Demokratik olmayı isteyen toplumlarda sivil toplum örgütlerinin varlığı kaçınılmazdır. Demokrasinin tüm kurallarıyla egemen olabilmesi, diğer şartlar yanında, etkili ve başarılı sivil toplum örgütlerinin varlığına bağlıdır.

Diğer taraftan insanların yaşadıkları topluma karşı sosyal sorumluluklarının olması ve bu sorumluluğu örgütlenerek karşılama çabaları giderek önem kazanmaktadır. Günümüzde bütün gelişmiş toplumların yapısında bu sivil örgütlenmenin izleri, etkileri görülmektedir. Bu örgütleri aynı zamanda demokrasilerin sosyal sigortası olarak da algılamak mümkündür.
Kamu sektörünün yetersiz kaldığı veya etkin olamadığı alanlarda topluma hizmet götürmek amacıyla hareket eden insanlar tarafından kurulan, siyasî otorite kullanmayan, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar sivil toplum kuruluşlarıdır.
Her şeyi devletten beklemek veya sadece ekonomik çıkar sağlamak için çalışmak yerine bireysel çaba göstererek veya bireysel çabaları birleştirerek belirli alanlarda topluma yararlı olma gayreti tarih boyunca hep var olmuştur. Tarihsel olarak bizim toplumumuz bu konuda geniş bir tecrübeye ve birikime sahip bulunmaktadır.

Değerli Misafirler,
Sivil toplum örgütleri, çoğu ülkede olduğu gibi Türkiye’de de, genellikle toplumun en dinamik, değişime öncülük eden ve halk kitlelerinin duyarlılıklarını dile getiren kuruluşlardır.
Ulusal tarihimizin bu duyarlı evresinde sivil toplum örgütleri ile yasama ve yürütme erkleri arasında oluşturulacak dürüst ve sağlıklı bir iletişim, hedeflerimize ulaşmada önemli bir etmen olacaktır. İnanılmalıdır ki, sivil toplum örgütlerinin Türkiye sevgileri ve basiret, iyi niyet ve sorumluluk duygusuyla yürüteceği faaliyetler, aydınlık geleceğe doğru yürüyüşümüzde son derece yararlı katkılar sağlayacaktır.

Değerli Misafirler,
Başta Avrupa Birliği olmak üzere çağdaş dünya ile bütünleşmiş güçlü bir sivil toplum oluşumuna katkıda bulunmak en önemli hedeflerimizden biridir. Ülkemizde sivil inisiyatiflerin etkinlik kazanması için, üçüncü sektör dediğimiz sivil toplum örgütlerinin ve hükümet dışı kuruluşların teşvik edilmesini önemsemekteyiz.
“Sınırlı devlet, güçlü sivil toplum” anlayışı ile bir taraftan devletin yükü hafifletilirken, diğer taraftan sivil toplum örgütlerinin potansiyel enerji ve güçleri açığa çıkarılarak Türk toplumunun çağdaş dünya ile entegrasyonu süreci hızlanacaktır.

Değerli Misafirler,
Sivil toplum kuruluşları ile devlet arasındaki güveni artırıcı ortak faaliyetler yürütülmesini temin etmek için, 2908 sayılı Dernekler Kanunu yürürlükten kaldırılarak, yerine, dernek kurma, üyelik, dernek faaliyetleri ve derneklere ilgili bürokrasi de kolaylıklar getiren daha özgürlükçü bir Dernekler Kanunu’nu çıkarılmıştır.
Şimdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve tüm toplum, üçüncü sektör de dediğimiz gönüllü kuruluşlarla el ele, toplumsal meselelerine sahip çıkma şansını yakalamıştır. Artık, devlet, dernekleri, takip ve taciz edilmesi gereken değil, teşvik edilmesi, desteklenmesi ve güvenilmesi gereken üniteler olarak görmektedir. Bu değişim, tam bir zihniyet reformudur, toplumla kucaklaşma projesinin yeni bir etabıdır.

Değerli Misafirler,
Bakanlığımız bünyesinde ilk defa olarak böylesine büyük çapta, çok sayıda bildirinin sunulacağı uluslararası bir sempozyum düzenleyen Dernekler Dairesi Başkanlığı’nı kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.
Sempozyuma katkılarını esirgemeyen Alman Siyasi Vakıfları’na (Konrad Adenauer, Heinrich Böll, Friedrich Naumann, Friedrich Ebert), Açık Toplum Enstitüsü‘ne (Open Society Enstitüsü), Tarih Vakfı’na ve bilgi, birikim ve deneyimlerini bizlerle paylaşmayı kabul eden çok değerli bilim adamlarımıza, bütün sivil toplum kuruluşları temsilcilerine şükranlarımı arz ediyor, sempozyumun hayırlı olmasını diliyor ve bu vesileyle sizleri yeniden saygıyla selamlıyorum.

Abdulkadir AKSU
İçişleri Bakanı

Sempozyum Konuşmasını word belgesi olarak indirmek için tıklayınız.




Son Güncelleme ( Çarşamba, 05 Aralık 2007 22:10 )  

Dohayko Güncel Haberleri